Gri yağmurlu ve soğuk bir Ankara günü daha… Bugünlerde kafam, ayrıldığım sevgilim (limon) dan ziyade ülkenin durumunda gündemine takıldı. İlk olarak sevgili Cem Yılmaz evlendi bol magazinli bir düğün yaptı. Evlendiği kız için bir ton haber yapıldı. Yok geçmişi yok doğduğu yer yok yaptığı işler vs vs vs. Kimsenin hayat görüşüne saygısızlık yapmak istemem ama bu evlilikle ilgili bşyler söylemek istiyorum. Eğer bu düğünü yapan halktan biri olsaydı ne olaylar çıkmıştı bi düşünsenize. Kız 4 aylık hamile gelinlikte küçük bir göbek… Daha isteme aşamasında garipti her şey. Türkiye de yaşıyoruz biz de hangi baba 3 aylık hamile kızını istemeye gelen damata bu kadar candan davranır mutluluk pozları verir? Kameralar önünde mutlu mesut açıklama yapar??? Adamın yaptığının doğruluğu ya da yanlışlığı beni ilgilendirmez ama aklıma takılıyor işte. Halktan biri bunu yapsaydı kızın babası evden çıkacak halde olmazdı değil kameralara gülmek aynada kendine bakamazdı. Çok büyük bir haksızlık olduğuna inanıyorum.4 aylık hamile bir kızla yapılan düğün günlerce gündemden düşmüyor. Herkes kutluyor tebrik ediyor. Merak ediyorum bu tebrik cümleleri kuran insanlar aynı durumda başkası olsaydı ne derdi. İçten içe kızın namusunu sorgulamaz mıydı? Bilmiyorum ben mi kötüyüm ben mi yanlış düşünüyorum ama benim bu ihtişamlı düğünden gördüğüm bu…
Bir başka gündem de Sivas Katliamı. Zamanaşımı kabul edilip 5 sanık için dava düştü. Suç ölen 2 kişiye verildi. 37 can… Göz göre göre yakıldı. Bu kararı verenlerin o gün yakanlardan hiçbir farkı yoktur benim gözümde. 37 can a yanmak için alevi olmak gerekmez. İçinde biraz insanlık olan bu insanlık ayıbını görür.
Kimsenin kimseyi yakmadığı, yakmanın takdir edilmediği, insanlık suçuna zaman aşımının verilmediği bir ülke istiyorum. Az biraz huzur, az biraz mutluluk…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder