Sabah sabah otobüste aklıma geldi limonla bir anımız. Arabayla gezdiğimiz günlerden bir gün bizim memleketin derneğinin önünden geçtik. Ben görünce gülerek ‘’hayatım bak ilerde çocuğumuzun yarısı da buralı olacak’’ dedim , donmuş bir ifadeyle ‘’nasıl yani?’’ dedi ‘’ee ben buralı olduğuma göre çocuğun da annesi olduğuma göre çocuğun da yarısı buralı oluyor’’ dedim. Bana bir bakışı vardı görmelisiniz yani. Sanki çocuğu düşman ülkelerin birine yolladım vatana millete hayırsız bir evlat yetiştirmek istemişim gibi tavır takıntı. O kadar bozuldum ki. Ne demek yani senin o aptal memleketin çocuğun nüfus kağıdına işliyor da benim ki sözde bile olunca mı sorun oluyor. Beni ve memleketimi bu kadar mı kötü görüyorsun? Olayın aslı beni memleketim yüzümden istemeyen annesi. İlk zamanlar – annesi benim nereli olduğumu daha bilmiyorken- her şeyin güzel benim deli gibi mutlu olduğum günlerde bizim oraların kelimelerini öğrenmeye çalışıyordu. Hatta bana o kelimelerle seni seviyorum seni özledim diyordu. Sırf ben mutlu olayım diye. O zamanlar memleket farkımız gözüne gelmiyordu. İnsan ayırmıyordu. Sadece iyi olması onu sevmesi bir insanı sevmek için yetiyordu. Ama ne zaman ki annesi memleketimi öğrendi ipler o zaman koptu. Beni hiç istemedi hep başka bir soydan geldiğimi asla mutlu olamayacağımızı söyledi. Benim gerizekalı limonum da aldandı anasına. Artık o kelimeleri kullanmayan bizim insanlar küçük gören eleştiren bir adam oldu. Asıl merak ettiğim ben bunlara niye tahammül ettim. Bu adamı bu kadar mı çok sevdim? Beni ailemi hiçe sayan bir anneye sahip, fikirleri o annenin etrafında şekillenen o adamı niye deli gibi sevdim? Herkesi eleştiren onur gurur kişilik nutukları çeken ben, eleştirdiğim insanlardan beter duruma düştüm.
Şimdi insanları memleketlerine, ailelerine , ırklarına, mezheplerine göre ayırmadan sevmek ne kadar zor. Ki bu konuda ayrım yapanları eleştiren onları insanlık suçu işliyormuş gibi gören bendim. Limon ve ailesi benden insanlığımı inandıklarımı aldı. Arkadaşlarımın bana uygun gördüğü adayları düşünürken artık memleketlerini mezheplerini dikkate alıyorum. Bunu yapanlardan nefret ederken ben yapar hale geldim.
Yok mudur kimsenin kimseyi yaftalamadan yaşadığı bir yer???

Böyle bir yerin olmasını umut ediyorum hatta fazlasıyla istiyorum. Sadece insan olmanın iyi olmanın yettiği bir yer...
YanıtlaSil