26 Mart 2012 Pazartesi

Ben Yazmak ve Okan...

            Aslında benim durumumda bi garip. Bu bloğu twitter hesabımı  facebooktaki 2.3. hesaplarımı canımdan çok sevdiğim kardeşimden gizliyorum. Eğer haberi olursa rahat yazamam içimi rahatça dökemem. Yürümek yazmak temiz hava almak bana iyi geliyor. Yazmak hariç diğerlerini kardeşimle yapabildiğim için kendime özel tek yanım yazmak oluyor. Genellikle iş yerinde giriyorum bloğa ve twitter a. Farklı isimlerde götürüyorum yazışmalarımı. Bazen biri beni tanır diye de-ki tanımasına imkan yok- edepli yazıyorum. Gündüzleri ve haftaiçi yazmak sorun olmuyor da en çok akşamları Okan Bayülgen i izlerken deliriyorum. Tüm programlarını kaçırmadan izlerim ve hepsine de tweet atmak istiyorum ama ne mümkün… kardeşimle aynı odada kalıyoruz bilgisayarı açıp twitter a girmem imkansız resmen deli oluyorum. Adam programın dibine vuruyor ve ben mal gibi sadece izlemek zorunda kalıyorum. Sevgili Okan Bayülgen ölüyorum programlarına yorum yapmak çıkardığın kişilere sataşmak az biraz laf sokmak istiyorum ama işte kalıyorum. Bilesin ki orda bi fosforlu var uzakta ve hep seni izler bayılır sana da programlarına da… (buarada baykuşa bayılıyorum ölüyorum bitiyorum,bana alsınlar diye çevremdeki herkese mızmızlanıyorum.uyuyup uyuyup sıçraması tam olarak beni anlatıyor aynaya bakıyor gibiyim :) ) 

14 Mart 2012 Çarşamba

Karışık düzen...

Gri yağmurlu ve soğuk bir Ankara günü daha… Bugünlerde kafam, ayrıldığım sevgilim (limon) dan ziyade ülkenin durumunda gündemine takıldı. İlk olarak sevgili Cem Yılmaz evlendi bol magazinli bir düğün yaptı. Evlendiği kız için bir ton haber yapıldı. Yok geçmişi yok doğduğu yer yok yaptığı işler vs vs vs. Kimsenin hayat görüşüne saygısızlık yapmak istemem ama bu evlilikle ilgili bşyler söylemek istiyorum. Eğer bu düğünü yapan halktan biri olsaydı ne olaylar çıkmıştı bi düşünsenize. Kız 4 aylık hamile gelinlikte küçük bir göbek… Daha isteme aşamasında garipti her şey. Türkiye de yaşıyoruz biz de hangi baba 3 aylık hamile kızını istemeye gelen damata bu kadar candan davranır mutluluk pozları verir? Kameralar  önünde mutlu mesut açıklama yapar??? Adamın yaptığının doğruluğu ya da yanlışlığı beni ilgilendirmez ama aklıma takılıyor işte. Halktan biri bunu yapsaydı kızın babası evden çıkacak halde olmazdı değil kameralara gülmek aynada kendine bakamazdı. Çok büyük bir haksızlık olduğuna inanıyorum.4 aylık hamile bir kızla yapılan düğün günlerce gündemden düşmüyor. Herkes kutluyor tebrik ediyor. Merak ediyorum  bu tebrik cümleleri kuran insanlar aynı durumda başkası olsaydı ne derdi. İçten içe kızın namusunu sorgulamaz mıydı? Bilmiyorum ben mi kötüyüm ben mi yanlış düşünüyorum ama benim bu ihtişamlı düğünden gördüğüm bu…
Bir başka gündem de Sivas Katliamı. Zamanaşımı kabul edilip 5 sanık için dava düştü. Suç ölen 2 kişiye verildi. 37 can… Göz göre göre yakıldı. Bu kararı verenlerin o gün yakanlardan hiçbir farkı yoktur benim gözümde. 37 can a yanmak için alevi olmak gerekmez. İçinde biraz insanlık olan bu insanlık ayıbını görür.
Kimsenin kimseyi yakmadığı, yakmanın takdir edilmediği, insanlık suçuna zaman aşımının verilmediği bir ülke istiyorum. Az biraz huzur, az biraz mutluluk…

7 Mart 2012 Çarşamba

Bir tut...

Sabah sabah otobüste aklıma geldi limonla bir anımız. Arabayla gezdiğimiz günlerden bir gün bizim memleketin derneğinin önünden geçtik. Ben görünce gülerek ‘’hayatım bak ilerde çocuğumuzun yarısı da buralı olacak’’ dedim , donmuş bir ifadeyle ‘’nasıl yani?’’ dedi  ‘’ee ben buralı olduğuma göre çocuğun da annesi olduğuma göre çocuğun da yarısı buralı oluyor’’ dedim. Bana bir bakışı vardı görmelisiniz yani. Sanki çocuğu düşman ülkelerin birine yolladım vatana millete hayırsız bir evlat yetiştirmek istemişim gibi tavır takıntı. O kadar bozuldum ki. Ne demek yani senin o aptal memleketin çocuğun nüfus kağıdına işliyor da benim ki sözde bile olunca mı sorun oluyor. Beni ve memleketimi bu kadar mı kötü görüyorsun? Olayın aslı beni memleketim yüzümden istemeyen annesi. İlk zamanlar – annesi benim nereli olduğumu daha bilmiyorken- her şeyin güzel benim deli gibi mutlu olduğum günlerde bizim oraların kelimelerini öğrenmeye çalışıyordu. Hatta bana o kelimelerle seni seviyorum seni özledim diyordu. Sırf ben mutlu olayım diye. O zamanlar memleket farkımız gözüne gelmiyordu. İnsan ayırmıyordu. Sadece iyi olması onu sevmesi bir insanı sevmek için yetiyordu. Ama ne zaman ki annesi memleketimi öğrendi ipler o zaman koptu. Beni hiç istemedi hep başka bir soydan geldiğimi asla mutlu olamayacağımızı söyledi. Benim gerizekalı limonum da aldandı anasına. Artık o kelimeleri kullanmayan bizim insanlar küçük gören eleştiren bir adam oldu. Asıl merak ettiğim ben bunlara niye tahammül ettim. Bu adamı bu kadar mı çok sevdim? Beni ailemi hiçe sayan bir anneye sahip, fikirleri o annenin etrafında şekillenen o adamı niye deli gibi sevdim? Herkesi eleştiren onur gurur kişilik nutukları çeken ben, eleştirdiğim insanlardan beter duruma düştüm.
Şimdi insanları memleketlerine, ailelerine , ırklarına, mezheplerine göre ayırmadan sevmek ne kadar zor. Ki bu konuda ayrım yapanları eleştiren onları insanlık suçu işliyormuş gibi gören bendim. Limon ve ailesi benden insanlığımı inandıklarımı aldı. Arkadaşlarımın bana uygun gördüğü adayları düşünürken artık memleketlerini mezheplerini dikkate alıyorum. Bunu yapanlardan nefret ederken ben yapar hale geldim.
Yok mudur kimsenin kimseyi yaftalamadan yaşadığı bir yer???

28 Şubat 2012 Salı

Ünlüler ve Gariplikler

         
  
      Gündem yine kro Demet Akalından geçilmiyor.Beğenmeyip parasını geri istediği filmin 5 dalda oscar alması alay konusu yapmış.Twitter hesabından biraz bakındım yalakalık yapma konusunda uzman hayranlarından biri ''her konuştuğuna el attığına şans gülüyor sana dua etsinler'' yazmış.Bu nasıl bi yalakalık evresidir yarebbim.Yaranmak için bu kadar da hayal gücüyle oynanmaz ki.Bir ünlüyü sevebilirsin hayranlık boyutunda da olablirsin ama saçmalamak başka birşey.

        Bir başka komedi de Nihat Doğan dan geldi. Sevgili Okan Bayülgen in konuğu olmuş ve film yapacağını Okan Bayülgen den de destek beklediğini söylemiş.O da kabul etmiş.Ben proğramı izlemedim internetten okuduğum kadarıyla da şok oldum.Yavvv sevgili Okan yapma allah aşkına ben senin her proğramını izlemeye seni her daim takip etmeye çalışan biriyim.Yapma etme hayal kırıklığına uğratma bu insanları.Nihat Doğan kimdir yanii nedir??? Lütfen yılların Okan ı ol prim verme şu adama... 


 (Karlı bi Ankara günü daha... Ben hüznüm baharla beraber gelecek kışla beraber gidecek diye umut dünyasında yüzerken hiç hoş olmuyor hergünün kar olması.)

17 Şubat 2012 Cuma

Sorular sorular sorular...

     Nasıl bir ruh halinde olacağımı şaşırdığım günlerden yine... Bu şehirde bu ülkede yaşamanın her geçen gün zor olduğunu düşünmeye başladım.Benim gibi siyasete dünya olaylarına 1.derecede ilgi duymayan birisi olarak bile artık gerçekten sıkıldım.Son günlerin gündemi olan İmam Hatipli ögrencilerin ATATÜRK büstüne yaptığı saçma sapan hareketlerle dolu bir fotoğraf.İnanılmaz üzüldüm bu zihindeki insanların neden ATATÜRK ü sevmediklerini bir türlü anlamıyorum.Birisi çıkıyor Gençliğe Hitabeyi kaldıralım diyor birisi onları çöpe atıyor birisi ATATÜRK peygamber mi niye heryerde onun fotoğrafı yazıları var diyor.Tarihi en ince ayrıntısına kadar bilmemekle beraber ATA mızın bu ülkeye her anlamda faydası olduğunu sadece çağdaş,bağımsız ve demokratik bir ülke olması için çaba sarf ettiğini biliyorum.En aptalın bile göreceği güzellikler yenilikler yapmış.Nasıl oluyor da bunları görmezden gelebiliyorlar???

      Fotoğraf çektiren kızlara linç girişimini destekleyenler karşı çıkanlarla dolu yazılar var internette.Biraz önce bir haber okudum.İmam Hatipli kızları savunmak adına başı açık kızların benzer bi fotoğrafını bulup yayınlamışlar.1.si ikisi aynı iğrençlikte değil 2.si ikisi de yanlış 3.sü bir yanlışı başka bir yanlışla savunamazsın.Fotoğrafa baktım içim sıkıldı herkes herkese kötü birşey söylemek derdinde.Ayrımcılık kendinden olmayanı hor görme laf söyleme herkesin üstüne yapışmış bir görev adete.

          Bazen yaşadığım şehri değiştirmek sessiz sakin bi yerde oturmak istiyorum.Modern çağdaş kimsenin kimseyi kıyafetiyle inancıyla mezhebiyle memleketiyle damgalamayacağı bi yere gitme fikri...Türkiye de öyle bir yer var mıdır???

14 Şubat 2012 Salı

              Evvet o gün geldi çattı. Bugün sevgililer günü. İlk defa gereksiz önemsiz bir günmüş gibi geliyor. Sevgilimden ayrıldığım ve mutsuz olduğum için olabilir ama gereksiz işte... (karşılaşmamak için odasında burnunu çıkarmayan limon bugün yemege indi. Koridorda karşılaştık.bugün çıkacağını biliyordum,sevgililer günü ya bşey yapmasa da söylemese de hissetmese de bugün beni bi şekilde göereceğini biliyordum.haftalar sonra ilk kez nete girdi ve ben de engelini kaldırdım.saatler oldu bşey yazmadı yazmaz da biliyorum ama girdi o beni görüyor ben onu.yazsın konuşsun diye beklemiyor değilim ama işte katır inadı iki kelam etmez) 

              Neyse günün tepkilerini görmek için nette gezindim baktım azıcık bugüne özel herkes bi yorum yapmış. Bana en görgüsüz gelen demet akalın oldu. Yahu bu ne allah aşkına. Gazeteye aşkını ilan etmiş kocaman bi duvara fotograflı reklam yaptırmış vs vs vs. oldum olası şımarık bulduğum bu hatun sevgililer günün de şeyini çıkarmış. Evet özel bir gün olabilir ama bu kadar afişe etmenin ne manası var. Haftalardır aşkını ilan edip duruyorsun yeter anladık seviyorsun.Amaç ne bilmiyorum ama gerçekten yakışmıyor.Aşkı da sevgiyi de azcık tadında yaşamak herkes için iyidir lezzetlidir.

            

10 Şubat 2012 Cuma

Siyah beyaz film gibi biraz...

           Sıkıcı bir gün daha.Mutsuz olmam için elle tutulur çok fazla neden yok ama olmuyor işte yüzüm gülmüyor. Bu boktan hava ne zaman ısınacak ya? sanki ruhum da havalar gibi.Kapalı soğuk mutsuz. Sanki bahar gelince heryer güzelleşecek gibi, sanki ben de açan güneşle güzel günler görecek gibiyim. Nolur artık ısınsın şu hava yeminle bunalım ötesi oldum.

            Aslında dün yine canım sıkıldı.Limonla ayrılık sebebimiz olan (geberesice) annesini tüm aile ögrendi.Ben herkesten sakladım sadece kavga ettik bitti dyip geçtim ama bi şekilde ögrenmişler.Cinlerim tepeme çıktı. Zaten bu durumu kendime o kadar zor kabul ettrdim ki bide şimdi herkesin ''aaa aaa niye öyle oldu?'' '' niye karşı çımış'' '' üzülme sen onlar üzülsün seni kaybettiğine'' gibi şeyleri duymak istemiyorum. Kendimi ezik hiçbşey yapamayan zavallı gibi hissediyorum. Masal gibi bi aşk yaşadım keşke masallardaki gibi mutlu sonla bitseydi...